This is default featured post 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

8 Şubat 2015 Pazar

IŞİD Türkiye'den araba çalıp Suriye'ye kaçırıyor!

IŞİD, Türkiye'de birçok ildeki araç kiralama şirketlerinden 'joker' olarak anılan işbirlikçileri aracılığıyla kiraladığı 5 bin civarında aracı Suriye'ye kaçırdı.

Terör örgütü IŞİD'in, Türkiye'de birçok ildeki araç kiralama şirketlerinden 'joker' olarak anılan işbirlikçileri aracılığıyla kiraladığı 5 bin civarında aracı Reyhanlı üzerinden Suriye'ye kaçırdığı iddia edildi.

IŞİD'in Suriye'de yürüttüğü silahlı eylemlerinde kullandığı arazi tipi ve binek araçlarının çoğunun Türkiye'den kaçırıldığı, araç kiralama firmalarından 'joker' adı verilen işbirlikçiler aracılığıyla kiralanan araçların Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ndeki sınır kapısından çeşitli yöntemlerle çıkarıldığı ileri sürüldü.

Antalya Araç Kiralama Kuruluşları Derneği Başkanı Ergün Akça, Reyhanlı üzerinden IŞİD'e kaçırılan araç sayısının Antalya'da 200, Türkiye genelinde ise 5 bine yakın olduğunu söyledi. Kiralanan araçların Reyhanlı'daki sınır kapısından çıkartıldığını öne süren Ergün Akça, Reyhanlı'da bazı galerici veya kişilerin de bu işin içinde olduklarını iddia etti.

İKİZ PLAKA YÖNTEMİYLE SINIRDAN ÇIKIYOR

Araçların firmalardan 2- 3 günlüğüne kiralandığını belirten Akça, sistemi şöyle anlattı:

"Sonra Reyhanlı'da ucuza IŞİD'e satılıyor. Kaçırılan araçlarda uygulanan yöntemlerden biri de ikiz plaka. Ellerinde olan bir aracın aynısından kiralanıyor ve plakası ve ruhsatı kiralanan araca aktarılıyor. Sınırdan bu şekilde çıkarılıyor. Çünkü sınırda şase kontrolü yapılmıyor. Sınırdan geçtikten sonra IŞİD'e teslim ediliyor. Plaka ve ruhsat sökülüp çantada geri getiriliyor ve kendi araçlarına geri takılıyor."

BİREYSEL KİRALAYANLAR DA KAPTIRDI

IŞİD'e gönderilmek amacıyla son 2 yıldır Türkiye'de en çok Konya'dan araç kaçırıldığını dile getiren Ergün Akça, Antalya'dan ise 200'e yakın aracın çeşitli yöntemlerle Suriye'ye gittiğini ve geri alınamadığını dile getirdi. Firmaların dışında 'kaçak' olarak adlandırdıkları bireysel olarak kiralayanların da araçlarını kaptırdığını belirten Akça, "Kişiler internet üzerinden araçlarını kiralıyorlar. Onlarda güvenlik önlemleri daha az. Bu şekilde de çok sayıda kişinin aracı çalındı. Örneğin Konya'da TEDAŞ'ta çalışan bir güvenlik görevlisi kiralamış ve aracı parçalanıp satılmış geriye sadece şasesini bulabilmiş" dedi.

İNGİLİZ KADIN TURİST KAÇIRMIŞ

Kendi firmasından da 50 bin liralık bir otomobilin kaçırıldığını dile getiren Akça şunları kaydetti:

"21 Kasım 2014 tarihinde İngiliz asıllı Cheri M. Y. isimli bir kadınla eşi olduğunu belirten İdris U. gezi amaçlı Fethiye'ye gitmek için bir haftalığına araç kiraladı. Ehliyeti ve pasaport fotokopilerini aldık ve işlemlerin ardından aracı kiraladık. Birkaç gün sonra telefon edip gezinin uzayacağını ve kiralamayı bir aya çıkartmak istediğini söyledi, kabul ettik. Yaklaşık 10 gün sonra aracı takip ettiğimiz GPS sistemi söküldü. Hemen polise şikayette bulunduk. Emniyette İdris U. hakkında 40'a yakın bu şekilde şikayet olduğunu öğrendik."

'EMNİYET HASSASİYET GÖSTERMİYOR'

Emniyet birimlerinin kaçırılan araçlarla ilgili hassasiyet göstermediğini öne süren Ergün Akça, "IŞİD'in Türkiye'de işbirlikçileri, sahte ehliyet ve kimlik kullanan 'joker' dediğimiz araçları kiralayan şahıslar. Örneğin İdris U., piyasada 40'a yakın aracı bu şekilde kaçıran jokerlerden birisi. Daha sonra emniyetin yaptığı araştırmalarda gerçek isminin Esen Ö. olduğu belirlendi" diye konuştu.

'ÇEŞİTLİ SUÇLARDA DA KULLANILIYOR'

Kiralık araçların tamamında GPS takip sistemi olduğunu, çalanların GPS'yi Hatay'a yakın illerde söktürdüğünü söyleyen Akça, bir firmanın GPS'inin Antalya sınırlarında söküldüğünü fark edip emniyete şikayette bulunduğu ama 'iki günlüğüne kiralamışsınız, işlem yapamayız' diye geri çevrildiğini anlattı. Olayın sadece Suriye'ye kaçırılma olarak düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Akça şöyle konuştu:

"Aklınıza gelen birçok cinayet, gasp, hırsızlık, saldırı, bomba eylemleri genellikle bizim araçlarımızla işleniyor. Örneğin İbrahim Tatlıses saldırısında kullanılan araç kiralıktı. Birçok örneği var. Biz GPS söküldüğü zaman emniyete bildiriyoruz ama emniyet birimleri işin bu yönlerini düşünmüyor. Araçların GPS'nin sökülmesi bir suç işleneceği anlamını taşıyor ve bu mutlaka dikkate alınmalı."

Dernek olarak çözüm üretmek adına derneğin internet sitesinde 2 bin kişilik 'kara liste' yayınladıklarını ve jokerleri deşifre ettiklerini anlatan Akça, yaklaşık 1000 ismin daha listeye eklenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

ARACIN ÜZERİNE PARA DA KAPTIRDI

Antalya'da geçen yıl Mayıs ayında 30 bin TL'lik binek aracını Adem U. ve yanındaki bir kişiye kiralayan Doğan Kaya, hem aracını, hem de üzerine 5 bin TL para kaptırdı. Alanya'ya gitmek için iki günlüğüne aracı kiralayan kişilerden şüphelenen ve GPS'den takibe aldığını belirten Kaya şunları anlattı:

"Araç Alanya'da bir saat kaldı ve Gazipaşa tarafına devam etti. Silifke'de GPS söküldü. Polise şikayetçi oldum, '2 gün süresi var' denilerek işlem yapılmadı. Silifke'ye gittim fakat GPS'in söküldüğü yerde bir elektrikçiden başka iz bulamadım. HGS'lerden yaptığım plaka sorgulamasında Hatay'a geçtiğini öğrendim. Araştırma yaparken bölgeden bir firma sahibi 'amcam sizin arabayı bulmuş' dedi ve amcasıyla irtibata geçtik. 'Aracınızı geri vermek için 5 bin TL istiyorlar' dedi. Parayı gönderdim ancak geri gelmedi. Ardından da tehdit edildim ve uğraşamadım."

ATSO SORUNU HÜKÜMET'E İLETECEK

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 46'ncı Meslek Komitesi'nce (Taşıt kiralama), Suriye'ye sahte belgelerle aracı kaçırılan firmalarla iki kez toplantı yapıldı. Bu toplantılarda kentten 200 aracın kaçırıldığı, bu araçların arasında arazi tipi 4x4'ler bulunduğu ve zararın boyutunun 10 milyon TL'nin üzerinde olduğu tespit edildi. ATSO 46'ncı Meslek Komitesi Başkanı Kadir Hıdır, yaptıkları toplantılar sonucunda hazırladıkları rapor ve taleplerinin Hükümet nezdinde dile getirilmesi için ATSO Yönetim Kurulu'na sunulduğunu kaydetti.

7 Şubat 2015 Cumartesi

CHP tarihinin en güzel danışmanı.

Türkiye'yi Eurovision'da temsil eden ilk ses sanatçısı Semiha Yankı'nın kızı Tebessüm Koçakcı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na danışman oldu. Kılıçdaroğlu'nun halkla ilişkilerden sorumlu danışmanı olan Koçakcı annesi ile birlikte Medyaradar'dan Alev Gürsoy Cimin'e konuştu.

İşte Koçakçı'nın kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar;

Tebessüm… Ülkece unuttuk biz galiba bunu… Ne güzel isim bu Tebessüm. Kim takmış?

Benden yaşça biraz büyük kuzenim var. Annem çok düşkünmüş ona, o kuzenimin de bir okul arkadaşı varmış, Tebessüm. Muhtemelen bir çocukluk aşkı. Kuzenim gelip gidip anneme "çocuğunun adı Tebessüm olsun" diyormuş, bizimkilerin de çok hoşuna gitmiş, böylece ismim Tebessüm olmuş… Biraz olsun tebessüm ettirebiliyorsam ne mutlu bana…



"ANNEM KILIÇDAROĞLU'NU ÇOK ESKİDEN TANIR"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanlığını yapmaya başladın. Nasıl geldi teklif, nasıl keşfedildin?

Bir anda oldu aslında. Annem zaten kendisini çok eskiden tanısa da ben hiç tanışma fırsatı bulmamıştım ama kendisini sıkı takip edenlerden biriydim. Gezi Parkı'nda direndikten sonra bir şeyler yapmalıyım diye düşünmeye başlamıştım.

Çapulcusun yani?

Evet, sonuna dek!

Rahatsız olmuyor musun bu ifadeden?

Hayır olmuyorum. Çok da seviyorum, hatta gurur duyuyorum.



"GENEL BAŞKANIMIZA HAYRAN OLDUM"

Gezi Parkı'nda direndikten sonra bir şeyler yapmalıyım dedin kendi kendine, orada kalmıştık! Sonra ne yaptın?

Taşın altına elimizi koymalıyız diye düşündüm. Çünkü örgütlenme olarak biraz zayıfız, özellikle gençler olarak. Adı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütü. Ne yapsam, nasıl etsem diye düşünürken CHP İl Başkanlığı'na gittim, o zaman Oğuz Kaan Salıcı il başkanıydı. Orada gönüllü olarak partiye destek vermeye başladım. Sonra kimsesiz çocuklara yönelik çok güzel bir proje yaptık, bunu grup başkanvekilimiz Akif Hamzaçebi'ye sunduk, o da Sayın Kılıçdaroğlu'na iletmiş. Bizimle görüşmek istedi. Görüştüğümüzde ben zaten genel başkanımıza hayran oldum.

"GERÇEK BİR LİDER TANIDIM"

Neden, hangi özelliklerine?

Televizyonda göründüğünün aksine çok farklı bir insan. Beyaz cam demek ki insanları bazen yanıltabiliyor. Bazen ünlü sanatçılar kameraların kendilerini 5-6 kilo fazla gösterdiğini söylüyor ya bu da ona benziyor. Televizyonlar bazen insanları olduğu gibi yansıtmıyor. Televizyonda doğal olarak hep siyaset konuştuğu için ben kendisinin nasıl biri olduğunu bilemezdim ama sonra tanıyınca o genel kültür bilgisi, sürekli okuması, insanlara, yurttaşlara yaklaşımıyla şahaneydi. Onda gerçekten bir liderlik gördüm, bir lider tanıdım.



Danışmanlık teklifi nasıl geldi peki?

Parti için durmaksızın gönüllü gece gündüz çalışıyordum zaten. Çalışıyorsun bir vasfın, unvanın olmalı dedi. Bana ve alanıma da uygun olan halkla ilişkiler danışmanlığına getirildim.

"BİZİ ÖLDÜRECEK HALLERİ YOK YA"

Moda deyimle taraf olan bertaraf oluyor son yıllarda. Mesela annen bir sanatçı, ana muhalefete bu kadar yakın olman onu ürkütüyor mu?

Biz de öyle şeyler olmaz. Duyduğu zaman ağladı, hem de sevinçten. Bizler korkusuz insanlarız, neden korkalım ki? Bizi öldürecek halleri yok ya. En fazla insanlar ya işlerinden oluyor ya da kariyerlerinden hatta canlarından olanlar da var tabii, Gezi Parkı'ndaki gençlerimiz gibi.

SEMİHA YANKI: AK PARTİLİ DEĞİLİM

Semiha Hanım, öncelikle hayırlı olsun kızınızın yeni görevi sizi tebessüm ettirdi mi?

Ben 57 yaşında bir kadınım, CHP'den başka hiçbir partiye oy vermedim. Son derece Atatürk duruşlu, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir annenin başka türlü bir kızının olması zaten mümkün değildi. Tebessüm kendi başına bir birey aklı çok başında, çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum ve ben onunla gurur duyuyorum.



Sanatçılar fikirlerini böyle açık dile getirmekten korkar oldu, sizi çok cesur buldum!

Korkular yıkılmak, yasaklar delinmek için yapılmış, ben hayatım boyunca kimseden korkmadım. Ne yani AK Parti'li değilim diye beni mi öldürecekler? Değilim istemiyorum da böyle bir partiyi. Onlar tarafından yönetilmek de istemiyorum.

Aman Semiha Hanım dikkat, işleriniz sekteye uğrayacak bu sözler yüzünden. Benim röportaj buna sebep olursa üzülürüm!

Kimin umurunda? Beni sahneye çıkarmayıp da ne yapacaklar, bana iş vermeyip de ne yapacaklar? Sahneye çıkamazsam, şarkımı söyleyemezsem başka iş yaparım. Onuruyla simit satan çok sokakta, aç mezarı da yok bu ülkede.

Dağda koyun otlatan çoban 7 kiloluk altın külçe buldu.

Çobandaki şansa bak!

Çin'in Uygur Özerk Bölgesi'nde bir çoban 7.85 kilogram ağırlığında bir altın külçesi buldu. En az yüzde 80 oranında saflık oranı olduğu ifade edilen külçenin piyasa değer yaklaşık 255 bin dolar olarak açıklandı.

Külçenin 23 cm boyunda 18 cm eninde ve 8 cm kalınlığında olduğu ifade edildi.

Türkiye Bank Asya'ya el koyma olayında büyük tazminat öder!

Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) 4,1 milyar dolarlık tazminata mahkum olduğu Kentbank davasının avukatı Turgut Tavşanoğlu, TMSF'nin Bank Asya Yönetim Kurulu'nu değiştirmesinin hukuksuz olduğunu söyledi.

 Değişiklik için genel kurul kararı gerektiğini vurgulayan Tavşanoğlu, "Bank Asya'nın eski yönetim kurulu hukuken devam ediyor." dedi.

TÜRKİYE AĞIR TAZMİNATA MAHKUM OLDU

Bank Asya'nın polis baskınının ardından yönetiminin değiştirilmesine avukatı Turgut Tavşanoğlu, yargıdan döneceği konusunda uyarıda bulundu. Bu duruma örnek olarak Kentbank'a el konulmasından yıllar sonra Türkiye'nin AİHM'de 4,1 milyar dolar tazminata mahkûm edilmesini gösteriyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 2001 yılında yaşanan ekonomik krizde 24 bankaya el koydu. Bu bankaların içerisinde yer alan Kentbank, hukuksuz ve siyasi saiklerle banka ve yönetimlerine el koymalara örnek teşkil ediyor. Kentbank, iç hukuk yollarını tükettikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gitmiş, Türkiye 4 milyar 132 milyon dolarlık tazminata mahkum edilmişti.

TMSF BANK ASYA'YA EL KOYDU, GELİŞMELER İÇİN TIKLAYIN
"BU MADDEYLE EL KONULMAZ"

Kentbank davasında bankanın avukatlığını yapan ve süreci yakından takip eden Turgut Tavşanoğlu, Bank Asya'nın yönetim haklarına el konulmasında Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 5. fıkrasının kullanılamayacağını söyledi. Bu maddenin 5. fıkrası gerekçe gösterilerek Bank Asya'nın yönetim hakkına müdahale edilmesine şaşırdığını belirten Tavşanoğlu, BDDK'nın kurucuların niteliğini kaybedip etmediğini bilmeden, yani şüphe üzerine işlem yaptığı uyarısında bulundu. Tavşanoğlu, TMSF'nin yönetim kurulu üyelerinin değiştirilmesinin hukuksuz olduğunu vurgularken, "Bana göre şu anda Bank Asya'nın eski yönetim kurulu hukuken ve kanunen devam ediyor." dedi. Yönetim kurulu değişikliği için genel kurul kararının gerektiğini vurgulayan Tavşanoğlu, geçici yönetim kurulunun hukuken karşılığı olmadığını ifade etti. Tavşanoğlu, "TMSF, sadece imtiyazlı hisselerin haklarını aldığı için ancak genel kurul yaptıktan sonra yönetim kurulunu değiştirebilir." ifadesini kullandı.

' BDDK AMACINI AŞMIŞ'

Avukat Turgut Tavşanoğlu, Bank Asya'nın yönetimine el konulmasında çelişkiler olduğunu belirtti ve şöyle özetledi: "BDDK'nın duyurusuna baktım. İmtiyazlı hak sahiplerinin nitelikleri hakkında bilgi istenildiği ve verilmediği için Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 5. fıkrasının çalıştırıldığı söyleniyor. Bu maddede kurucularda aranan niteliklerin kaybedilmesi halinde BDDK'nın temettü hariç diğer ortaklık hakları kullanımını TMSF'ye devretme yetkisi var. Fakat burada kanun maddesi çok açık, kurucularda aranan nitelikleri kaybettiği halde kullanılacak bir hüküm. Ortada imtiyazlı hisse senedi sahipleri kimdir, nedir, ne değildir bilinmeden böyle bir kararın verilmesi kanuna uygun değil. Üstelik BDDK'nın talep ettiği bilginin verilmemesi niteliğini kaybettiğini göstermez. Böyle bir tedbiri almaya BDDK'nın yetkisi yok. Ancak yönetim kurulundan bazı hususlar istenebilirdi. Bankacılık Kanunu 68, 69, 70. maddelerinin çalıştırması söz konusu değil. Burada BDDK amacını aşmış gibi gözüküyor."

"GENEL KURUL KARARI ŞART"

Geçici yönetim kurulu değişikliği için genel kurul kararının şart olduğunu ifade eden Tavşanoğlu, "Bir anonim şirketteki yönetim kurulunu değiştirebilmeniz için genel kurul yapılmış olması lazım, orada bu hissedarların yönetim kurulunun görevden alınması yönünde oy kullanması gerekir ki çoğunluk hissesi oyu ile yönetim kurulu görevden alınsın. Burada TMSF sanki kendisine banka devredilmiş gibi işlem yapıyor bu bir başka hukuki garabet." değerlendirmesini yaptı.

DOLAR VE EURO FİYATLARI İÇİN TIKLAYIN
"DEVLET SONUNDA UZLAŞTI"

Toprakbank ve Kentbank'ın avukatı Turgut Tavşanoğlu kararın Kentbank davası gibi iç hukuk yolları tüketildikten sonra AİHM'ye gidebileceğini söyledi. Kentbank davasındaki süreci özetleyen deneyimli avukat, "Kent Bank'ta karar kesinleşti bankayı vermediler, lisansı talep ettik lisansı vermediler tüm işlemler tamamlanınca AİHM'ye müracaat ettik ve kabul edildi. Sonunda devletle uzlaşma sağlandı." şeklinde konuştu.

'ORTAKLARIN NİTELİKLERİNİ KAYBETMELERİ İÇİN 'AĞIR CEZA' GEREKİYOR'

Turgut Tavşanoğlu'nun bir diğer önemli vurgusu BDDK kararına gerekçe olan bankadaki imtiyazlı hak sahiplerinin niteliklerini kaybetmesini tespite yönelik. Tavşanoğlu, bunun mutlaka hukuki zemine ve mahkeme kararlarına dayanması gerektiğine dikkat çekiyor. İmtiyazlı paya sahip ortakların bu niteliklerini kaybetmeleri için dolandırıcılık, ağır ceza, hapis gibi suçları işlemesinin gerektiğini belirten Tavşanoğlu, böyle bir kararı BDDK'nın alamayacağını vurguladı. Tavşanoğlu, Bank Asya'nın imtiyazlı ortakların niteliğinin kaybolduğuna yönelik bir verinin BDDK tarafından gösterilmediğine ve kurulun mahkeme gibi karar vermeye yetkisi olmadığına işaret ediyor: "Kanun, 'kurucularda aranan nitelikleri kaybeden nitelikli paya sahip ortaklar temettü dışındaki haklardan yararlanamaz, bu takdirde diğer ortaklık hakları kurumun bildirimi üzerine fon tarafından kullanılır' diyor. Burada kanun çok açık; kurucularda aranan niteliğin kaybedilmiş olması lazım. BDDK'nın açıklamasından bu anlaşılmıyor. Nitelikli ortakların niteliği kaybettiğine dair bir veri yok, duyurularında da yok."

' BDDK ŞÜPHE İLE İŞLEM YAPAMAZ'

Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesine dayanarak TMSF'nin yönetime müdahalesini görünce şaşırdığını ifade eden avukat Turgut Tavşanoğlu, BDDK'nın yetkisinin olduğunu, ancak yönetime müdahale kararını alanların bu yetkiyi nasıl tespit ettiğini anlamadığını söyledi. Tavşanoğlu, bu işlemin şüphe ile yapıldığını ve hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, " BDDK şüphe ile işlem yapamaz. Şüphe ile ileride bir zarar doğacaksa mahkemeler yapar." dedi. BDDK'nın 68. ve 69. maddelerde kısıtlayıcı ve tedbire yönelik hükümlerinin olduğunu söyleyen Tavşanoğlu, Bank Asya'ya müdahalenin bu düzenlemelere girmediğini belirtti. Turgut Tavşanoğlu ortakların niteliklerini kaybetmediklerini, sadece belgelerin eksik olduğunu ve bu sorunun da savcılığa şikayet, cezalandırma veya başka tedbirlerle çözülebileceğini belirterek, "Bu tedbirleri yapmadan doğrudan banka yönetiminin haklarını TMSF'ye kullandıramazsınız." dedi.

Öğretmen eşini eski öğrencisiyle yarı çıplak bastı.

Aydın'ın Nazilli İlçesi'nde oturan öğretmen koca E.Ö. (37), evde eşinin eski öğrencisi R.Ş. (22) ile uygunsuz halde yakaladığı 14 yıllık öğretmen eşi 1 çocuk annesi M.Ö.'den (37) tek celsede boşandı.

ŞÜPHELENİP ODALARI TEK TEK ARADI

Nazilli'deki bir ortaokulda fen bilgisi öğretmeni olan E.Ö., geçen 7 Ocak'ta, ders programının değiştiğini öğrenince, saat 10.00 sıralarında evine döndü. Bir süre anahtarıyla kapıyı açmaya çalışan E.Ö., başarılı olamadı. 5 dakika kadar sonra ise başka bir ortaokulda Türkçe öğretmeni olan eşi M.Ö. saçları ıslak olarak telaşla kapıyı açtı. Durumdan şüphelenen E.Ö., odaları aramaya başladı.

PERDE ARKASINDA YARI ÇIPLAK BULDU

Çocuk odasına girdiğinde perdenin arkasında yarı çıplak havluya sarılmış, bir gençle karşılaşınca şoke oldu. Eşi M.Ö.'yü de gencin bulunduğu odaya sokan E.Ö., kapıyı üzerlerine kilitleyip, bir yakını ile avukatını çağırdı.

KARISININ ESKİ ÖĞRENCİSİYMİŞ

E.Ö., R.Ş.'nin, cep telefonuyla çektiği yarı çıplak fotoğrafını avukatına delil olarak verdikten sonra, polisi arayıp durumu bildirdi. M.Ö. ve R.Ş., polis merkezine götürülüp, ifadelerine başvuruldu. M.Ö. ifadesinde, 6 yıl önce görev yaptığı Kuyucak'taki bir ortaokuldan öğrencisi olan R.Ş. ile ilişkisi olduğunu kabul edip, eşinden şikayeti olmadığını, evden ayrılacağını söyledi.

TEK CELSEDE BOŞADI

R.Ş. de ifadesinde M.Ö. ile 5 yıldır zaman zaman birlikte olduklarını anlattı. E.Ö. ise 14 yıllık eşi, bir çocuk annesi M.Ö. ve birlikte olduğu gençten şikayetçi oldu.

E.Ö., kendisine ve 13 yaşındaki oğullarına yaklaşmasını istemediği eşi M.Ö.'ye Nazilli Aile Mahkemesi'nde boşanma davası açtı. Mahkeme dün görülen davanın ilk duruşmasında çifti boşayıp, tek çocuklarının velayetini tedbiren babasına verdi.



4 Ekim 2014 Cumartesi

Sevişme sahnesinde bütün ekip soyundu!

Sevişme sahneleri için ilginç destek!

O Sahneler için herkes soyundu!Holywood’un güzel yıldızı Katherine Heigl’a yeni dizisi te of Affairs’te sevişme sahneleri için set ekibinden destek geldi.Sevişme sahnelerinde zorlanmasın diye tüm ekip soyundu.


Sevişme sahneleri için ilginç destek! O Sahneler için herkes soyundu!Holywood’un güzel yıldızı Katherine Heigl’a yeni dizisi te of Affairs’te sevişme sahneleri için set ekibinden destek geldi.Sevişme sahnelerinde zorlanmasın diye tüm ekip soyundu.

Oyuncular zaman sevişme sahnesinde oldukça zorlanıyorlar.Katherine Heigl yeni dizisinin ekibi ünlü oyuncuya sevişme sahnelerinde zorlanmasın diye ilginç destekte bulunmuş.

6 Eylül 2014 Cumartesi

Nurgül Yeşilçay konsomatris oldu!

 Ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, Gece isimli dizide bir konsomatrisin yaşamını ele alacak ve bir konsomatris gibi masa masa dolanacak. Nurgül Yeşilçay, konsomatrislerin hayatını canlandıracak. Konsomatrislerin yaşadığı zorlukları gözler önüne serecek olan Nurgül Yeşilçey'ın yeni dizisi gece merakla bekleniyor.

 Ünlü oyuncu yeni sezona Gece isimli dizi ile konsomatris rolü oynayarak başlıyor. Nurgül Yeşilçay konsomatris rolünde bir gece klubünde masa masa dolaşacak, erkeklerin gönlünü hoş etmeye çalışacak.Ekranların vazgeçilmez oyuncularından olan Nurgül Yeşilçay yen filmindeki rolü ile herkesi çok şaşırttı. Filmin yönetmeni de bu rolü en iyi oynayabilecek başarılı birini seçti. Türkiye'nin en başarılı ve en güzel oyuncularından olan Nurgül Yeşilçay yeni filmi için ilginç bir çalışma yöntemine imza attı. Güzel Oyuncu Nurgül Yeşilçay yeni filminin hazırlıklarına pavyonda çalıştı...


Nurgül Yeşilçay'ın yeni filmi şimdiden çok konuşuluyor.. İkinci Bahar dizisinde kendisini gösteren ve Asmalı Konak dizisinde tescilleyen, tüm Türkiyenin sevdiği Bahar'ı canlandıran yıldız oyuncu bu kez karşımıza konsomatris olarak çıkacak..

Nurgül Yeşilçay yeni filmi Gece ile hayranlarının karşısına çıkacak. Oynadığı her dizide, her filmde aldığı rolün başarıyla üstesinden gelen güzel oyuncu Nurgül Yeşilçay son rol aldığı filmde bir konsomatrisi canlandırıyor. Bunun içinde çok çalışan, çok okuyan, çok gözlem yapan Yeşilçay bununda üstesinden gelmiştir. Sempatik ve doğal halleriyle tüm Türkiye'ye kendisini sevdiren güzel oyuncu son rolüne hazırlanmak için günlerce pavyona gidip gözlem yaptı.. Pavyonda aldığı stajı filmde tamamladı..

Türkiye'nin en başarılı ve en güzel oyuncularından olan Nurgül Yeşilçay yeni filmi için ilginç bir çalışma yöntemine imza attı. Güzel Oyuncu Nurgül Yeşilçay yeni filminin hazırlıklarına pavyonda çalıştı...

Türkiye'nin başarılı oyuncularından Nurgül Yeşilçay yeni sinema filmi Gece için rolüne çok sıkı çalıştı. Gece filminde bir konsomatrisi canlandıracak olan Nurgül Yeşilçay, bunun için pavyonda zaman geçirdi. Nurgül Yeşilçay pavyonda çalıştı!

NURGÜL YEŞİLÇAY FİLMİNE PAVYONDA HAZIRLANDI!

Başarılı yönetmen Erden Kıral'ın yeni filmi Gece'nin başrolünde Nurgül Yeşilçay ve Merat Fırat yer alıyor. Nurgül Yeşilçay'ın bir konsomatrisi canlandırdığı filmin çekimleri tamamlandı.

Nurgül Yeşilçay, Doğu kökenli bir konsomatrisi canlandırırken Mert Fırat ise onun belalı eşine hayat verecek. Gece filmi Doğu'dan büyük şehire göç eden bir ailenin dramını anlatıyor.

Usta yönetmen Erden Kıral, konsomatris rolünü Nurgül Yeşilçay'ı düşünerek yazdığını söyledi. Nurgül Yeşilçay ise rolüne en iyi şekilde çalıştığını belirtti. Nurgül Yeşilçay rolün altından başarıyla kalkmak için çok uğraştığını belirtti.

Güzel oyuncu Nurgül Yeşilçay rolüne çalışmak için İzmir Basmane'deki Saray Night Club'da uzun süre zaman geçirdiğini söyledi. Nurgül Yeşilçay bu süreçte gözlem yaparak rolüne hazırlandı. Ayrıca Franz Ruppert'ın Travma, Bağlanma ve Aile Konstelasyonları adlı kitabı da okudu.
Ekranların vazgeçilmez oyuncularından olan Nurgül Yeşilçay yen filmindeki rolü ile herkesi çok şaşırttı. Filmin yönetmeni de bu rolü en iyi oynayabilecek başarılı birini seçti. Yeşilçay'ın yeni filmi şimdiden çok konuşuluyor..  İkinci Bahar dizisinde kendisini gösteren ve Asmalı Konak dizisinde tescilleyen, tüm Türkiyenin sevdiği Bahar'ı canlandıran yıldız oyuncu bu kez karşımıza konsomatris olarak çıkacak.. Nurgül Yeşilçay yeni filmi Gece ile hayranlarının karşısına çıkacak.

Oynadığı her dizide, her filmde aldığı rolün başarıyla üstesinden gelen güzel oyuncu Nurgül Yeşilçay son rol aldığı filmde bir konsomatrisi canlandırıyor. Bunun içinde çok çalışan, çok okuyan, çok gözlem yapan Yeşilçay bununda üstesinden gelmiştir. Sempatik ve doğal halleriyle tüm Türkiye'ye kendisini sevdiren güzel oyuncu son rolüne hazırlanmak için günlerce pavyona gidip gözlem yaptı.. Pavyonda aldığı stajı filmde tamamladı..

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More